Yargıtay, eşini banyonun ışığını yakma, sifonu çekme ve çay demleme gibi konularda sürekli eleştiren ve temel ihtiyaçları karşılamayan kocanın davranışlarını boşanma sebebi olarak değerlendirdi. Yüksek mahkemenin verdiği karar, benzer nitelikteki davalarda emsal teşkil edecek.
Davanın Konusu
Dava, eşinin davranışlarından şikâyetçi olan kadının aile mahkemesine başvurmasıyla başladı. Davacı, kocasının aşırı cimri davrandığını, eve kimsenin gelip gitmesini istemediğini ve müşterek evin yaşanabilir şartlara sahip olmadığını ileri sürdü. Kadın, kocasının kendisini sürekli olarak "banyonun ışığını çok yaktın, sifonu çektin" gibi ifadelerle eleştirdiğini, temel gıda malzemesi ile deterjan almadığını belirtti. Ayrıca çay demlemenin engellendiğini ve kişisel ihtiyaçlarının karşılanmadığını öne sürdü.
Mahkemenin Gerekçesi
Kararda, "Elektrik faturası artacak" diye eşi karanlıkta oturmaya zorlamak, ısınma kısıtlamasına gitmek ve yiyecek israfı bahanesiyle evdeki temel gıdayı kısıtlamak gibi davranışların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açtığı vurgulandı. Mahkeme, bu davranışların eşler arasındaki güven ve saygı ortamını ortadan kaldırdığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararın Hukuki Anlamı
Türk hukukunda boşanma davaları, çoğunlukla "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" gerekçesine dayandırılıyor. Yargıtay'ın içtihatları, alt derece mahkemeler için yol gösterici nitelik taşıdığından, bu tür kararlar benzer uyuşmazlıklarda referans olarak kullanılabiliyor. Söz konusu kararda aşırı cimriliğin yarattığı yaşam koşullarının, eşlerden birinin temel ihtiyaçlarını karşılayamaması düzeyine ulaşması durumunda boşanma ve tazminat sebebi sayılabileceği değerlendirildi.
Hukukçular, bu tür kararların ekonomik baskı ve duygusal yıpranmanın evlilik birliği üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde önem taşıdığını belirtiyor. Kararın, ailedeki maddi ilişkilerin hukuki boyutuna dair tartışmaları yeniden gündeme getirmesi bekleniyor.
