İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, son dönemde ABD Başkanı Donald Trump ile arasında yaşanan polemiğe açıklık getirdi. Roma'da düzenlenen bir gazete etkinliğine katılan ve sorulan soruları yanıtlayan Meloni, Trump ile yaşadığı söz düellosundan ABD-İran müzakerelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Meloni, Trump'ın kendisi için kullandığı 'Benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı' ifadesinin ardından başlayan tartışmaya değinerek, bu polemiği körüklemeye devam etme niyetinde olmadığını söyledi.
Polemiğin ardındaki iddialar
Meloni, konuya ilişkin farklı yorumlar okuduğunu belirtti. Bazı yorumlarda kendi tavrının dikkatleri başka konulardan uzaklaştırmayı amaçladığının öne sürüldüğünü aktaran Meloni, 'Tavrımın, sert ve kararlı göründüğü iddia edilen, sosyal medyada döndürülen videolardan ya da İran'la yürütülen müzakerelerin gidişatından dikkatleri uzaklaştırıp odağı çevirmeyi amaçladığı öne sürülen yorumlardan bahsediyorum. Bunların doğru olup olmadığını bilmiyorum' dedi. Bu açıklama, başbakanın tartışmayı kişisel bir çekişmeye dönüştürmek istemediği yönünde okundu.
İtalya-ABD ilişkileri ve Hürmüz Boğazı
Meloni, liderler arasında yaşanan bu polemiğin ikili ilişkilere yansımaması gerektiğini umduğunu belirterek, ABD ile çalışmaların yeniden normal seyrine dönmesi gerektiğini ifade etti. Başbakan ayrıca enerji ve ticaret açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'na da dikkat çekti. Boğazın seyrüsefere kapanmasının ekonomiler üzerindeki olası etkilerini değerlendiren Meloni, 'Eğer Hürmüz'de İranlılara bir geçiş ücreti ödenmesini kabul edersek, her geçiş noktasının bir silah olarak kullanılabileceği bir dünyada yaşar hale geliriz' dedi.
ABD ile İran arasındaki müzakereler konusunda 'oldukça iyimser' olduğunu aktaran Meloni, İtalya'nın bu sürece diplomatik katkı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. Başbakan, ülkesinin Hürmüz Boğazı'na yönelik muhtemel bir misyona katılma konusunda da hazır olduğunu gösterilmesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı, dünya deniz ticaretinin ve özellikle ham petrol sevkiyatının önemli bir bölümünün geçtiği dar bir su yolu olması nedeniyle uluslararası enerji güvenliği açısından stratejik bir konumda bulunuyor; bu nedenle boğazdaki herhangi bir kesinti küresel piyasalarda doğrudan yankı buluyor.
