ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Milli Muharip Uçak KAAN için ABD'den talep edilen jet motorlarının satışı konusunda Kongre kararını devre dışı bırakmayı planladığı iddia edildi. ABD Temsilciler Meclisi Demokrat üyesi Gregory Meeks, bu adımın Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerin güçlü bir göstergesi olduğunu belirtti. İddialar, Türkiye'nin yerli savunma sanayisi açısından kritik önemdeki motor tedarik sürecini yeniden gündeme taşıdı.
KAAN Projesi ve Motor İhtiyacı
KAAN, Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği yeni nesil muharip uçak projesi olarak biliniyor. Projede ilk uçuşların yapıldığı aşamada uçağın gücünü sağlayan jet motorları yabancı kaynaklardan tedarik ediliyor; bu nedenle motor satışına ilişkin alınacak kararlar projenin seri üretim takvimi açısından önem taşıyor. Türkiye, orta vadede yerli motor geliştirme hedefini de sürdürürken, mevcut süreçte dış tedarik gündemde yer alıyor. Bu çerçevede ABD'den talep edilen motorların onay süreci, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin seyrini doğrudan etkileyebilecek bir başlık olarak değerlendiriliyor.
Kongre İncelemesi ve Bildirim
ABD'de büyük ölçekli savunma malzemesi satışları, genellikle Kongre'nin incelemesine sunulan bir prosedüre tabi tutuluyor. Edinilen bilgilere göre yönetimin, Türk ordusuna 700 milyon dolardan fazla savunma malzemesi tedarikinde Kongre incelemesini bir kez daha atladığı bildirildi. Bu yöntem, yürütme organının belirli koşullar altında Kongre'nin standart inceleme sürecini hızlandırma veya devre dışı bırakma yetkisini kullanması anlamına geliyor. Söz konusu adım, ABD iç siyasetinde ve Türkiye-ABD ilişkilerinde tartışma konusu yapılırken, sürecin önümüzdeki dönemde nasıl ilerleyeceği yakından izleniyor.
Türkiye ile ABD arasındaki savunma iş birliği, son yıllarda çeşitli başlıklarda inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. İki ülke, NATO çatısı altında müttefik konumunda bulunuyor ve savunma sanayisi alanında uzun bir iş birliği geçmişine sahip. Motor satışına ilişkin bu yeni gelişme, ilişkilerde yapıcı bir adım olarak yorumlanırken, nihai kararın hayata geçmesi durumunda KAAN projesinin tedarik sürecine olası katkısı gündemde tutulacak. Tarafların resmi açıklamaları ve sürecin sonraki aşamaları, gelişmenin kesinleşip kesinleşmeyeceğini belirleyecek.