1987 doğumlu Iğdırlı Yusuf Akgün'ün hayatı, köyündeki okulun eğitime kapanmasının ardından başladığı çobanlıkla birlikte küçük yaşta değişti. Bugün ise Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayii'nin (TUSAŞ) en büyük projesi olan millî muharip uçak KAAN'ın görsel modelleme çalışmalarında görev yapan bir kamu görevlisi olarak savunma sanayisine katkı sunuyor.
Çobanlık yıllarında yaşanan kaza
Küçük yaşta çobanlık yaparken yüksek gerilim direğine tırmanan Akgün, elektrik akımına kapılarak ağır şekilde yaralandı. Düşerken ayağının direğe takılması hayatını kurtardı ancak kaza sonucunda iki kolunu birden kaybetti. Iğdır, Kars ve Erzurum'daki ilk tedavilerinin ardından doktorlar sol bacağının da alınması gerektiğini söyledi. Babası Yahya Akgün bu öneriye karşı çıkarak oğlunu hastaneden çıkardı; dönemin milletvekili Adil Aşırım'ın girişimiyle Akgün, Ankara'ya sevk edildi ve bacağı kurtarıldı.
Ankara'da yeniden başlayan hayat
Ankara'da devlet korumasına alınan Yusuf Akgün, önce yemek yeme, giyinme ve diş fırçalama gibi günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılamayı öğrendi. Pursaklar ilçesinde yeniden başladığı okul hayatında ağzıyla kalem tutarak yazı yazmayı ve resim yapmayı geliştirdi. Bu dönemde katıldığı yarışmalarda 1998 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın düzenlediği resim yarışmasında birincilik kazandı; ayrıca yüzme ve atletizm branşlarında bölge ve Türkiye dereceleri elde ederek 2005 yılında dünya beşinciliğine ulaştı.
Sanattan mühendislik tasarımına uzanan yol
Ağzıyla kalem tutarak geliştirdiği çizim becerisini ilerleyen yıllarda akademik bir zemine taşıyan Akgün, Ankara'da bir vakıf üniversitesinin mühendislik ve tasarım fakültesinde moda, tekstil ve tasarım alanında lisans eğitimini tamamladı ve ardından yüksek lisans çalışmalarına başladı. Kazandığı bu birikimle kamu görevlisi olarak savunma sanayisinde görev almaya başlayan Akgün, hâlihazırda TUSAŞ'ın millî muharip uçağı KAAN ile ROKETSAN'ın geliştirdiği Atmaca ve Cirit güdümlü mühimmatlarının görsel modelleme süreçlerinde yer alıyor.
Yusuf Akgün, 2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilerek hikâyesini paylaşma fırsatı buldu. Çocukluğunda yaşadığı kazanın ardından geçirdiği uzun tedavi ve rehabilitasyon sürecine rağmen eğitimini sürdüren Akgün'ün bugün geldiği nokta, azim ve kararlılığın somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
