Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Sirkeci Garı'nda sürdürülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarını yerinde inceledi. 1890 yılında Alman mimar August Jasmund tarafından tasarlanan tarihi gar binası, Osmanlı-Avrupa mimarisini harmanlayan Neo-Rönesans üslubuyla İstanbul'un simge yapıları arasında yer alıyor.
Sirkeci Garı'nın Tarihsel Önemi
Sirkeci Garı, savaş dönemlerinde göç hareketleri ve asker sevkiyatlarının gerçekleştirildiği, Batı'dan Doğu'ya gelen yolcuların ilk ayak bastığı uğrak noktalarından biri olarak şehrin kolektif hafızasında derin bir iz bıraktı. Gar, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde de kullandığı aktarma noktaları arasında yer almaktaydı.
Dönüşüm Projesinin Detayları
Restorasyon kapsamında tarihi gar binasının özgün mimarisine uygun biçimde ayağa kaldırılması planlanıyor. Büyük işletme binasında her yaş grubuna hitap edecek bir kütüphane, ambar binalarında ise sergi ve tiyatro alanları oluşturulacak. Açık etkinlik alanları ile çocuk oyun alanları da projeye dahil edilecek.
Bakan Ersoy, geçmişte yıkılan Emirler Mescidi'nin yeniden inşa edileceğini ve tarihi yarımada siluetine zarar veren niteliksiz eklerin kaldırılacağını belirtti. Proje tamamlandığında Sirkeci, hem bölge sakinleri hem de İstanbul'a gelen ziyaretçiler için kültür-ulaşım aksı işlevi üstlenecek.
Garın İnşaat ve İşletim Tarihi
Sirkeci Garı'nın ilk binası, Chemins de fer Orientaux (Rumeli Demiryolu) Şirketi tarafından 22 Temmuz 1872'de hizmete açıldı. Artan trafik yükü nedeniyle yetersiz kalan bu yapının yerine, Alman mimar August Jasmund'un tasarladığı mevcut bina 3 Kasım 1890'da hizmete girdi. İstasyon, TCDD tarafından elektrifikasyon altyapısıyla yenilenerek 1955'te tekrar açıldı ve 2013 yılında Marmaray projesi kapsamında kapatılana dek banliyö trenlerine hizmet verdi. Ulaştırma Bakanlığı'nın yürüttüğü yenileme çalışmalarının ardından istasyon Şubat 2024'te yeniden hizmete girdi.
