Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda 17 Haziran'da kabul edilen 2025 yılı Türkiye Raporu'na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının haklarının ve adaya ilişkin mevcut gerçeklerin raporda görmezden gelindiği vurgulandı.
Rapordaki Yanlış Değerlendirmeler
KKTC Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, raporda Kıbrıs Türk halkının yalnızca 'adanın meşru bir topluluğu' olarak tanımlanmasının ve Türkiye'ye Kıbrıslı Türklere 'siyasi alan açması' yönünde çağrıda bulunulmasının, halkın demokratik iradesiyle kurduğu KKTC'yi ve kendi geleceğini tayin etme hakkını açıkça yok saydığı belirtildi. Ayrıca raporda yer alan Akyar, Pile ve Maraş ile ilgili iddiaların mesnetsiz olduğu; mülkiyet, kayıp şahıslar, kültürel miras meseleleri ve ara bölge ihlalleri ile Türkiye'nin Kıbrıs'taki varlığına ilişkin değerlendirmelerin taraflı ve gerçek dışı olduğu ifade edildi.
KKTC'nin Egemen Eşitliği
Açıklamada KKTC'nin kurumları, demokratik yapısı ve halkının özgür iradesiyle varlığını sürdüren bağımsız bir devlet olduğu vurgulandı. Kalıcı ve adil bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceği belirtildi. KKTC, Türkiye ile dayanışma içinde hareket ederek halkının egemenliğini, güvenliğini ve refahını korumaya devam edeceğini bildirdi. Bakanlık, Avrupa Birliği kurumlarını ada üzerindeki mevcut gerçekleri esas alan, Kıbrıs Türk halkının haklarına saygı gösteren yapıcı bir tutum benimsemeye davet etti.