İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş. (İAR) hakkında yürütülen kara para aklama ve sahte ihracat soruşturmasında hazırlanan iddianamenin ayrıntıları basına yansıdı. İddianameye göre Bakırköy Florya'da bir villanın kilerinde yaklaşık 350 kilogram altın ele geçirildi. Söz konusu altının piyasa değeri yaklaşık 2 milyar 330 milyon TL olarak hesaplandı. Operasyon 6 Ekim 2025'te yapılmış, şirketin yönetim kurulu başkanı Ö.H. ile genel müdür A.E. dahil 20'yi aşkın kişi gözaltına alınmıştı.
İddianamedeki altın iddiası
İddianamede yer alan tespitlere göre 350 kilogram altın, Ö.H.'nin eşi Z.B.H.'nin teyzesi adına kayıtlı Florya'daki villanın bodrum kat kilerinde bulundu. Soruşturma dosyasındaki ifadeler doğrultusunda altının, Ö.H.'nin gözaltına alınmasının ardından şirket çalışanları tarafından Kuyumcukent'teki depodan villaya taşındığı öne sürüldü. Savcılık, taşıma sürecinde rol aldığı iddia edilen iki çalışan hakkında da işlem başlattı. Villanın aranması sırasında altınların farklı boyutlarda külçeler halinde, sandık ve çuvallar içinde istiflenmiş olarak ele geçirildiği belirtildi.
Z.B.H. ifadesinde altının teyzesine ait olduğunu öne sürdü; villa sahibi N.K. ise altınların babasından kalan miras olduğunu, Ö.H.'ye emanet bırakıldığını söyledi. Ancak savcılık, "baba mirası" savunmasını dosyadaki banka kayıtları, şirket envanteri ve tanık ifadeleriyle bağdaşır bulmadı ve bu savunmayı soruşturmadan kaçmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirdi. İddianamede altının kaynağı olarak rafineri envanterindeki açıklar gösterildi.
Soruşturmanın genel çerçevesi
İddianameye göre İAR bünyesinde, çalışanlar adına kurulmuş 24 paravan şirket üzerinden Dubai merkezli bir firmaya altın içerikli "kral suyu" (royal water) adlı kimyasal sıvı ihraç ediliyormuş gibi gösterildi. Bu yolla toplam 543 milyon 634 bin dolarlık sahte ihracat beyanı yapıldığı, devletten hukuka aykırı biçimde 12,5 milyon dolar tutarında ihracat teşviki alındığı tespit edildi. Savcılık, bu işlemlerin organize biçimde yapıldığını ve örgütsel bir yapı kurulduğunu ileri sürdü.
İddianamede sanıklar hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltildi. Ö.H. hakkında talep edilen cezanın 121 yıldan 839 yıla kadar hapis aralığında olduğu bildirildi. Sanık Ö.H., soruşturmanın ilerleyen aşamasında ev hapsi tedbiriyle tahliye edildi; dosyadaki diğer sanıklar için yargılama süreci devam ediyor.
Piyasa değeri ve sektörel etki
Söz konusu 350 kilogram altın, kapalıçarşı serbest piyasasındaki gram altın fiyatları üzerinden hesaplandığında yaklaşık 2,3 milyar TL'lik bir değere karşılık geliyor. Bu hesap, gram altının 6.500-6.600 TL bandında işlem gördüğü dönemdeki piyasa kurları esas alınarak yapıldı. Soruşturmanın, Türkiye'nin altın rafinaj sektörüne ilişkin denetim ve gümrük süreçlerinin yeniden değerlendirilmesine zemin hazırladığı belirtiliyor.
Tüm sanıklar için masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor; isimler kamuoyuyla baş harfleriyle paylaşılıyor. Dosyanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davayla yargı sürecine taşınması bekleniyor. Hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilip edilmeyeceği ve duruşma takvimi önümüzdeki haftalarda netleşecek. Soruşturmanın derinleştirilmesi kapsamında ek incelemelerin ve müşteki ifadelerinin alınmaya devam edeceği bildirildi.
