Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan ve o dönem Munzur Üniversitesi öğrencisi olan Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturma, yıllar sonra yeniden alevlendi. Dönemin Tunceli Valisi olan Tuncay Sonel, soruşturma kapsamında 17 Nisan 2026'da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmış, 21 Nisan 2026'da ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Sonel'in tutukluluğuna yaptığı itiraz nisan ayı sonunda üst mahkeme tarafından reddedildi ve kendisi Erzurum'daki Aziziye 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakledildi.
Soruşturma nasıl yeniden açıldı
Dosya, Haziran 2024'te Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanan savcının talimatıyla yeniden ele alınmıştı. Jandarma Asayiş Timi'nden oluşturulan özel bir ekip, yaklaşık 700 saatlik kent güvenlik kamerası ve baz istasyonu kaydını yeniden inceleyerek dosyaya daha önce değerlendirilmemiş görüntüler ekledi. Elde edilen yeni bulgular doğrultusunda soruşturma resmi olarak bir cinayet dosyasına dönüştürüldü; bu adım, kayıp vakasının artık bir kasıtlı ölüm iddiası olarak ele alındığı anlamına geliyor.
Sonel'e yöneltilen suçlamalar
Tuncay Sonel hakkındaki tutuklama gerekçesi doğrudan kasıtlı öldürme suçlaması değil, delil karartma iddiaları üzerine kuruldu. Savcılık, Sonel'i suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, bilişim sistemindeki verilere zarar verme, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya ifşa etme ve resmi belgeyi yok etme, bozma ya da gizleme suçlarından sorumlu tutuyor. İddialara göre Sonel, dönemin bir koruma görevlisine Gülistan Doku'ya ait SIM kartı resmi soruşturma makamları yerine başka bir kanaldan ilettiği gerekçesiyle sorgulanıyor.
Diğer şüpheliler ve yeni tutuklamalar
Dosyada Sonel'in dışında da tutuklamalar yaşandı. Daraltılmış baz istasyonu çalışmasıyla Gülistan Doku'yla son temasın tespit edildiği belirtilen dönemin vali oğlu M.T.S., kasten öldürme suçlamasıyla tutuklandı. Ayrıca dönemin bir il özel idaresi çalışanı, Doku'nun eski erkek arkadaşı ile bu kişinin anne ve babası, firari şüphelinin anne ve babası, ihraç edilmiş bir polis memuru ve Sonel'in eski yakın koruması, suç delillerini gizleme ve yok etme suçlamasıyla tutuklu bulunuyor. Bu isimler hakkındaki yargılama sürerken kimseye henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı verilmedi.
Soruşturmanın en dikkat çekici ayaklarından biri, dosyada firari şüpheli olarak yer alan ve halihazırda Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan bir kişiyle ilgili yürütülen süreç. Bu şüphelinin ABD'deki göçmenlik mahkemesinde çevrim içi olarak görülen duruşmasında, hâkim, avukatın davaya yeni dahil olduğunu ve dosyaya hazırlanmak için ek süreye ihtiyaç duyduğunu belirterek duruşmayı 21 Temmuz 2026'ya erteledi. Hâkim ayrıca tarafların dosyayla ilgili tüm güncellemelerini ve hukuki koruma taleplerini 17 Temmuz 2026'ya kadar sunmaları gerektiğini hatırlattı.
Adalet Bakanlığı yetkilileri, kamuoyunda büyük yankı uyandıran dosyada asıl amacın Gülistan Doku'nun akıbetinin netleştirilmesi olduğunu vurgulayan açıklamalar yaptı. Vaka, altı yıla yakın bir süredir çözülemeyen bir kayıp kişi dosyasından geniş kapsamlı bir kamu görevlisi soruşturmasına dönüşmüş durumda. Sürecin ilerleyen aşamalarında iddianamenin tamamlanması ve yargılamanın hangi mahkemede görüleceğinin netleşmesi bekleniyor; kamuoyunun gözü hem yurt içindeki yargı sürecine hem de ABD'deki duruşmanın 21 Temmuz'da nasıl sonuçlanacağına çevrilmiş durumda.
